Köyümüzün Komşuları

Köyümüz; Kuzeyde Katrancı, Şerefligökgözü, kuzey doğuda Yenice (Sındıran), güney doğuda Kutluhan, güneyde Bumsuz, güneybatı da Sinanlı, kuzeybatıda da Yurtbeyli (Kösaptallı) ile komşudur.

Şimdi bu komşu köyleri tek tek tanıyalım. Köyümüz komşuları sayfasını düzenlerken emeğe saygı adına, Yenice Beldesi doğumlu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Uzm. Öğretmen Enver YURTDAŞ’ın Haymana ve köylerini dolaşarak araştırıp hazırladığı, yazılarından “büyük ölüçüde yararlandığımı burada belirtmek istiyorum. Ben  sadece hazır yazılmış olan bu bilgileri sitemizin formatına göre sadeleştirip, düzenleyip sizlerin daha rahat anlayabileceği bir duruma getirdim.

KÖYÜMÜZÜN GÜNEYİNDE BULUNAN KOMŞUSU

BUMSUZ BELDESİ (Rışvan Aşireti)

 

İlçemiz Milli eğitim Şube Müdürü Uzm. Öğrt. Enver Yurtdaş‘ın Köylülerle yaptığı röportaşa göre Bumsuz hakkındaki görüşü ; Bumsuz’u tanıtmaya, bundan 65 yıl önce Haymana’nın köylerinde sağlık memuru olarak görev yapan Adem Gürdere’nin ‘Tezek Kokusu’ adını verdiği anılarından bir alıntı yaparak başlamayı uygun gördüm:

“O civar köylerin içinde Bumsuz köyü müstesna bir mevki taşımaktadır. Yüz haneden fazla hayli kabarık nüfusu bulunan bu köye gelen her yabancı kendisini evinde hisseder. Sıcak bir karşılama görür. En çok güler yüzlü insanı burada görmek mümkündür. Her evin ayrı misafir odası bulunur, konuksever insanlardır. Orada dövüş, kavga, hatır yıkma hiç de hoş karşılanmaz. Faizle para alıp vermek ayıp ve günahtır. Yardım yapılacaksa komşuluk hatırı için yapılır, aralarında para alıp vermeler herhangi bir senede dayanmaz, gösterişten kaçınılır, onlar için mühim olan verilen söz senet yerine geçerdi.”

KASABANIN TARİHÇESİ: Bumsuz, 1844 yılında kurulmus olup Rışvan aşiretine mensupturlar. Çevredeki Yeniceoba, Karagedik beldeleri ve Kuşçaz köyü de bu aşiretten’dirler. Bu köyler hep birlikte Haymana yöresine göçetmişler. Bumsuz’lular’ın bu köylerle yakın ilişkileri halen devam ediyor. Bumsuz Şerefli köyü de buradan ayrılmadır. Eskilerden Mehmet Ruhi DOĞAN “1840’larda buraya gelip yerleştik. Asıl geliş yerimiz Halep’tir. Orada Bumsuz adlı bir köyden gelmiş atalarımız. Halep’ten Urfa’ya, oradan da Adana üzeri buralara göçetmişiz. İlkin Karahoca köyünde bir dönem kaldıktan sonra orayı yerleşim için uygun görmeyip buralara gelip yerleşmişiz.” Demiştir.

Beldenin kurulduğu yere ilkin Yenice’den Delle ailesinin gelip yerleştiğini Hamdi (ÇEKER) Hoca’dan öğreniyorum. Ona da dedesi anlatmış. Hatta eski cami yanındaki türbeyi de bulup tamir edenin de dedeleri olduğunu söylüyor. Delleler burada 12 sene kadar kalmışlar. 1836’da ayrıldıktan sonra buraya Bumsuz’dan dört aile ki bunlar; Karhalo, Mılalı, Mahmado ve Torno olarak bilinen aileler gelip buralara yerleşmişlerdir.

Beldeye ait Osmanlılar’dan kalma ferman kaybolmuş.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunanlılar 15-20 gün kadar Bumsuz’da kalıyorlar. Hacı TEMİZSOY isminde birini öldürüyorlar. Hacı Osman Fehmi (DOĞAN)’ın evinde yaptıkları aramada oğlu Mahmut DOĞAN’a ait subay resimlerini görünce onu da öldürmeye karar veriyorlar. Ancak Kozanlı Köyünde değirmenci ustası olarak çalışan bir Rum tarafından kurtarılıyor. Ali BAŞARAN’a ise kızartılmış yağla işkence ediyorlar.

Beldenin Belediye Başkanı, belde halkının özelliklerini şöyle anlatıyor:

“Birlik ve beraberlik içinde, yardımlaşmaya büyük önem verirler. Dedikoduyu sevmezler. Seçim biter bitmez tartışmalar orada son bulur. Garibanı, fakiri ayırım yapmadan gözetirler.”

Eski cami İmamı, 15 yıldır burada görev yapan Hasan Hüseyin ALKIR ‘dır. ALKIR Çorum Sungurlu’lu. Bumsuz hakkında şiirli bi cevap veriyor.

“Yeniceoba, Bumsuz, Kuşçaz, Karagedik dördü bir kardeştir. Kimi ünlüdür kimisi namsız Kimi kederlidir kimisi gamsız Cana yakın insanı güzelim Bumsuz Selam size olsun sizi sevene.”

İmamın edebiyatı güçlü. İmam, Bumsuz’un tarihçesini de “Halep Rakka kasabasından Adıyaman’a, oradan da Adana üzeri buraya gelmişler” diyerek özetliyor. Cami yanındaki türbenin hikayesini ise: “Mazlum Doğan şöyle anlatıyor;

Bu bölgeler eskiden Karamanoğulları Beyliği’ne bağlı iken beyliğin yapmış olduğu zorbalığa, derebeyliğe karşı Zeynülhac ve Bumsuz adlarındaki 2 Serasker karşı koymuşlar. Bumsuz, beldenin çıkışındaki Şehitlik mevkiinde şehit ediliyor. Oradan yıllar sonra mezarı şimdiki türbenin olduğu yere taşınıyor ve tekke yapılıyor. Beldenin ismi de buradan geliyor” şeklinde anlatıyor.

Belde bugün 400-500 haneyi bulmuş. Nüfusu son sayımda 2465 olarak tespit edilmiş. Ankara’da çoğunluğu Gölbaşı ilçesinde olmak üzere yaklaşık 1.500 Bumsuz’lu nüfus yaşamakta. Yurtdışında ise özellikle Danimarka, oranın da Kopenhag şehrinde 1300 nüfus ve 240 haneleri var. Ayrıca Almanya’da 30 hane ve diğer ülkelerde (İsveç, Fransa, Avusturya’da ve ABD)’de Bumsuzlu’ya rastlamak mümkün. Yazın yurtdışındakilerin hemen hemen hepsi buraya gelip tatillerini belde içinde inşa ettirdikleri lüks villa ve yazlıklarında geçirmektedirler.  Beldenin ekonomik düzeyi çok iyi.

Beldede 1 Petrol Ofisi, 7 Bakkal, 3 Kahvehane, 1 Kasap, 1 Tekel Bayii, 1 Un Fabrikası, 1 Demir Doğrama Atölyesi var.

KASABANIN ADININ NEREDEN GELDİĞİ:

 Beldenin ismiyle ilgili üç söylenti vardır.

Birincisi, asıl yurtları Halep’ten geldikleri yerin Bumsuz olduğu,

İkincisi ise, Buranın eski yerleşimlerince verilmiş olabileceği,

Üçüncüsü ise; Bum, baykuş ve ‘suz da olumsuzluk eki. Halk inancına göre baykuşların kondukları yerler uğurlu sayılmaz. O yüzden buraya baykuşsuz yer, yani uğurlu yer anlamında’ Bumsuz ismi verilmiş olabileceği.

KASABANIN İDARİ YAPISI:

1998’de belediyelik oldu. 1999’daki seçimde ilk belediye başkanını seçti. İki dönem arka arkaya CHP’den Nevzat DOĞAN (Alttaki Resim) belediye başkanı olarak seçildi. İki mahallesi ve üç yaylası var. Yaylalarından Hatip yaylası ve Benli yaylası harabe olmuş, Sam Sam yaylası ise halen kullanılmaktadır.

 KASABANIN ETNİK YAPISI:

Belde halkı islam hanefi meshebine mensup olup, kürt lehçesinin kurmançisini konuşurlar.(http://www.bumsuz.net/Tarih/BumsuzTarihi.htm)

MAHALLE MUHTARLARI: 

Eşref Erdem Mah.Muhtarı: Mehmet IŞIKLI Cumhuriyet  Mah.Muhtarı: Salih ÇAKMAK

RESMİ KURUMLARI:

  Belediye, İlköğretim Okulu, Çok Programlı Lise, Tarım Kredi Kooperatifi, Toprak Mahsülleri Ofisi, Sağlık Ocağı, Karayolları Şantiyesi.

Beldede ilkokul 1926’da yapılmış, Çok Programlı Lise, 2001’de eğitim-öğretime açıldı.80 öğrencisi olduğunu, bunların yarısının belde merkezinden, geri kalanlarının ise Balçıkhisar, Altıpınar ve Yukarısebil köylerinden her gün servisle gelip giden köyler olduğunu okul müdiresinden öğreniyorum.

Tahsin Hoca ismindeki Ahırlıkuyu’lu bir öğretmenden hala sözedilmektedir. Bu öğretmenin pekçok talebe yetiştirdiği, çoğunun önemli mevkilere geldikleri anlatılmaktadır.

KASABAYA ULAŞIM:

Ankara’ya 110 km, Haymana’ya 45 km mesafededir. Belediyenin Ankara’ya her gün 07.00’den kalkan otobüs seferleri var. Oradan da yazın 15.00’te, kışın ise 14.00’te geri dönmektedir. Ankara’da otobüslerin durak yeri Balgat’tır.

Haymana’ya ise özel minibüs seferleri var. Saat 07.00’de gidip 13.00’te dönmektedir.

KASABANIN TANINMIŞ SİMALARI:

Beldede eğitime büyük önem veriliyor. Pekçok yetişmiş kişi çıkmış.  Başkanın Belediye olarak bastırdıkları Bumsuz rehberini göre Beldenin bazı ünlü simaları;

Mulla Ali Efendi (Mustantık), Mahmut Hilmi DOĞAN (Haymana Eski Tekel Müdürü), Atilla DOĞAN (İşadamı), Eşref ERDEM (CHP Genel Başkan Yrd.ve Ankara Milletvekili) CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Eşref ERDEM, kasabada çokça seviliyor ve sayıyorlar. Kasabaya önemli katkıları olmuş. Bir diğer ünlü simaları Atilla DOĞAN da sevilen biri.Haymana’da babası adına bir ilköğretim okulu yaptırmış.

KASABANIN SORUNLARI:

  Başkana göre: “Beldemizin hiçbir sorunu yok. Halkımızın ekonomik düzeyi iyi. Ankara’ya az da olsa olan  göçün nedeni ekonomik değil, keyfiyettir.” diyor Belediye olarak yaptıkları hizmetleri  ise : “Belediye olarak araç parkını tamamladık. Danimarka’ya gidip kampanya başlattım. Oradan belediyemize 1 Tamper 1 Kazıcı Yükleyici aldım. Almanya’daki hemşehrimiz Hacı BADEMCİ ve kardeşleri belediyeye ambulans bağışladılar. İmar planı apıldı. Yollarımıza 3-4 defa malzeme döktük. 150 dönüm araziyi ağaçlandırdık. Bu yıl içinde kanalizasyon çalışmasına başladık. 8 km’lik kısmı 2005 yılı içinde bitirme gayretindeyiz. TMO yeri için belediye olarak pazarlık içerisindeyiz. Alabilirsek hizmet binamızı oraya taşıyacağız. Çalışan 9 işçi 1 memurumuz var. Bunları hep kendi imkanlarımızla başardık. Hiçbir yere, kurum veya kuruluşa bir kuruş dahi olsun borcumuz yok.” diyor.


KöYÜMÜZÜN GÜNEY BATIDA BULUNAN KOMŞUSU

SİNANLI KÖYÜ

  

KÖYÜN NÜFUSU:

Ankara’ya 107km. Haymana’ya 45 km mesafede, nüfus ve arazi büyüklüğü bakımından Haymana’nın en büyük köylerinden biridir. Son sayımda (2000’de) nüfusu 2185 olarak tespit edilmiş Köy, 300 haneliktir.

KÖYÜN ARAZİSİ:

Arazileri, meralarla birlikte 60.000 dekarı bulmaktadır, Dışarıya göç çok az, şu anki nüfusları 2500’ün üzerindedir. Dışarıda çoğunluğu Ankara ve Haymana’dan olmak üzere 100 hane kadar nüfusları var.

KÖYE ULAŞIM:

Ulaşımları Ankara ve Haymana’ya özel otobüslerle hergün saat 06:00’da gidilip, 13:00 ‘te de dönülerek sağlanmaktadır. Ankara’dan otobüslerin hareket noktası Ulus-İtfaiye Meydanıdır.

KÖYÜN EKONOMİSİ:

Haklın çoğunluğu çiftlikte geçiniyor. Tarlalarda buğday, arpa ve pancar ekimi yapılıyor. Köyde 1500 büyübaş, 7500 küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Nakliyecilik de köy için önemli bir gelir kaynağı.

KÖYÜN TARİHİ YERİ:

Köyün azizo denilen mevkiinde Höyük vardır. Yine Gülçeşme mevkii de eski bir yerleşim yeri olup, burası da bir höyüktür. Buralarda çokça kitabe ve tarihi eserler bulunup götürülmüş. Azizo’daki alan, şimdi sit alanı kabul edilmiştir.

KÖYÜN KURUCUSU:

Yurtbeyli ve Balçıkhisar yazılarında da bahsedildiği üzere, köyün kurucusu Kara Oğlan, ağabeyi Köse Abdullah (Yurtbeyli Belediyesi’nin kurucusu) ile Urfa Siverekten göç ederek buralara yerleşmiş. Köyün kuruluşu ile ilgili bilgi almak üzere H.Mustafa Kırılmaz’a misafir oluyorum. H.Mustafa “çevredeki en eski köy bizim köy” deyip sandıktan bir hücceti(belgeyi) çıkararak bana gösteriyor. Türkçe’ye çevrilmiş hicri 1163 tarihli belgede 5 köyün arazilerinin Sinanlı(Karoğli) ve Yurtbeyli(Avdallu)’nin arazisi olduğu yazılı.

KÖYÜN TARİHİ:

Haymana sitesisi muhabiri Enver YURTTAŞ‘ın köylülerle yaptığı röportaşa göre köyün tarihi kısaca şöyle;

“Dedelerimiz Osmanlı Devleti’nce Haymana yöresindeki Rumlar’ın arasına yerleştirilmiş. Buradaki rumlar, daha sonraları göç edip gittiler. Köyün kurucusu Kara Oğlan’dır. Kara Oğlan, Köse Abdullahın kardeşidir. Köse Abdullah, Yurtbeyli belediyesi; Kara Oğlan da Sinanlı köyü kurucularındandır. Köye ilk isim olan Karoğli, Kara Oğlan’dan gelmektedi. Halil ve İbrahimisimindeki eğenleri ise Balçıkhisar ve Baltalin köylerini kurmuşlardır.” diyor. Gösterdiği bir tabu ise hicli 1210(1894) tarihli. H. Mustafa “Karaoğlan’ın çocuklarının ailelerine köyde Miholiler ve Avoler denilmektedir.” Sinanlı’yı oluşturan diğer aileleri ve geldikleri yerleri şöyle sayıyor:

“-Mal-ı Arap Kerkük’ten -Mal-ı Pore ve Keçeller Kulu’nun Gördoğlu köyünden, -Celler Kirazoğlu’ndan, -Tulle Milli ise Ataköy(Kaltaklı)’den gemişlerdir” 

1951’de köye 32 hane kadar Bulgar ve Çerkez mülteci yerleştiriliyor. Çerkezler 1959-60 yıllarında ABD’ye Bulgaristan göçmenleri ise 1980-87 yılları arasında Bursa’ya göç edip oraya yerleşiyorlar. Kendilereine verilmiş tarlaları ise köylülere satıyorlar.

 Muhtarla görüşmelk üzere evine gittiğimde orada toplanmış birkaç kişiyi görüp onlarla sohbet ediyorum. İçlerinden muhtarın babası “H.Mustafa Özkul” Yunan askerlerinin köye girişi ve yaptıklarını anlatıyor: “Bizim köyden Yunan askeri geçmiş, Gülyayla delnilen mevkide Türk ve Yunan askerleri arasında şiddetli çatışmalar meydana gelmiş, oraları kan gölü olmuş. Kızlarımız, kendilerini Yunan askerlerinden korumak için samanlıklarda saklamış, yüzlerini katranla boyamışlar. Evlerde yunan askerleri altın aramışlar. Köyümüzden Mahmud-i Haci Dona adında bir Yunan askerini taşla vurarak öldürmüş, Yunan askerleri bir kıza hakaret etmiş, tecavüz etmeye kalkışmışlar ancak kız kendini Mücadele ederek korumuş.” Muhtarları Resul Özkul, köylerinin özel il idaresince “Örnek Köy” olarak kabul edildiğini söyleyerek bu kapsamda köyün tüm sorunlarının çözüme kavuşacağını belirtiyor: “Yollar kaldırımlar döşenecek, kanalizasyonumuz hal edilecek, gençlere futbol, basketbol sahaları ve gölet yapılacak.” diyor.


KÖYÜMÜZÜN GÜNEYBATISINDAKİ KOMŞUSU
KUTLUHAN KÖYÜ:

 

Kutluhan, Ankara ilinin Haymana ilçesine bağlı bir köydür.

KÖYÜ TARİHİ:
Kutluhan, Ülkesine uğur getiren hükümdar anlamındadır.
Kutluhan köyüne 4 km uzaklığında bir tarihi eser cami vardır. Bu caminin üstü yıkılmıştır. yan tarafında türbe vardır .
Bu türbede bir çok altın çıkartılmıştır. Ancak çıkartanların bu türbeleri rahatsız edenlerin sonu acıyla sonlanmıştır.
Bu camiye 100 senedir her yıl 6 Mayıs ta Haymana, Ankara ve Türkiye illerinden birçok kişi camiyle türbeleri ziyaret etmeye gelmektedir.
Kutluhan köyünün ilk önceki ismi Kutlucami olduğu ve bu ismi bu tarihi eser camiden alındığı ve köyün ismi sonradan değiştirilmiştir. Köydekilerin çoğu Ankara’da hayatını sürdürmektedir .
KÖYÜN ULAŞIMI:

Ankara iline 124 km, Haymana ilçesine 50 km uzaklıktadır.

KÖYÜN İKLİMİ:
Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

KÖYÜN NÜFUSU: 2000 yılı verilerine göre köyün nüfusu 1230 kadardır.

KÖYÜN EKONOMİSİ:
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Bu başlığa yeri gelmişken kendi görüşümü ilave etmek istiyorum;

Kutluhan köyün  insanlarının çoğunluğu, düğün sezonunda davuluyla zurnasıyla ve bağlamasıyla  gerek bulunduğu  coğrafyanın köylerinin düğünlerinde  gerekse Ankara’da çalgıcılık yaparlar. Bu işte baya bi ustalaşmışlardır. Bu  uğraş babadan oğula geçen bir meslek haline gelmiştir.

Gene köyün Koca ailesine mensup Ali Koca (Aptal Ali) yıllarca bizim köyün insanları tarafından  köyümüzün bir bireyi olarak görülmüş, beslenmiş ve himaye edilmiştir.

MUHTARLIK:
Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Köyün ilk muhtarı köyün adıyla adeta özleşleşen Bedir KOCA dır. 50 yıl haymana kutluhan köyüne fayda sağlamıştır.

 

SEÇİLDİKLERİ YILLARA GÖRE BAZI KÖY MUHTARLARI:
> 2004 – Kazım TANER > 1999 – Kazım TANER > 1994 – Bedir KOCA > 1989 – Bedir KOCA > 1984 – Bedir KOCA

KÖYÜN ALTYAPISI:

Köyde ilköğretim okulu vardır. Okul içinde sadece 1 oda odada 5 sınıf öğrenim görmektedir. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


yurtbeyli beldesiKÖYÜMÜZÜN KUZEY BATI KOMŞUSU
YURTBEYLİ BELDESİ (Kusevdeli-Köse Abdullah)  Yurtbeyli Beldesi, Haymana’nın nüfus olarak ikinci büyük yerleşim yeridir. Şeyhbızın aşiretine mensuptur.
BELDENİN İNSANLARINDAN BELDENİN TARİHİ:        Köyün ileri gelenlerinden birisinin anlatımı; Bizde 7 ceddini sıralayarak söylemeyeni adamdan saymazl ar. 8-10 yaşlarındaydım. Babam anlatırdı. Dedelerimden(Mesutoğulları) Meran, Erzurum Karayazı’nın Aşağı İncesu köyünden buraya gelmiş. Orada hala akrabalarımız var, onlarla görüşür, gelip gideriz. Beldenin içinde bir türbe var. Bu türbeye Merangillerin türbesi derler. Türbe, çıban hastalığı geçirenlerce ziyaret edilir, orada adaklar kesilir, yemek pişirilip çevreye dağıtılır, çocuklar hediyelerle sevindirilir ve dua edilirdi. Günümüzde yaygın olmamakla birlikte türbenin bulunduğu yere hala gelip gidenler var. Türbe, Köse Abdullah’ın türbesidir.“
Beldenin bireylerinden Süslü ÖZTÜRK, beldenin Yunan askerlerince işgalini de şöyle anlatıyor: “Yunan askerleri Yurtbeyli’ye giriyorlar. Ancak burada fazla kalmayıp Sinanlı istikametinde hareket ediyorlar. Türk askerleri ise köylülerce Şehitlik tepesi adını verdikleri yerde bulunuyor. Yunan askerleri, Serinyayla(Çekirge) üzerinden atak yapıp geliyor. Dedemin anlatığına göre Türk askerinin attığı toplar yumuşak olan karşı tepedeki toprağa saplanıyor. Yunan askerleri köye girecekleri zaman tüm köylüler, kadın-erkek, çoluk-çocuk hepsi karşıki tepede toplanıyorlar; evlerimize ne yaparlarsa yapsınlar yeter ki bize zarar vermesinler diye. Yunan askerleri evlere girip para, altın gibi önemli buldukları şeyleri alıyorlar ve Sinanlı yönünde ilerlemeye devam ediyorlar.”

yurtbeyli beldesiKöse Abdullah ve Karaoğlan adındaki iki kardeş Urfa’nın Siverek ilçesinden Orta Anadolu’ya göçetmişler. Bu olay Şeyhbızınların Doğu’dan İç Anadolu’ya göçlerinin temelini oluşturmuş ve ilk olarak Haymana bölgesine gelen Şeyhbızınlar’da onlar olmuş. İlkin Karacadağ(Karecırağ) bölgesine yerleşmişler, orada bir süre kaldıktan sonra Kozanlı ile Yeşilköy(Tikulağ) arasındaki “Gelin Kaya”  denilen mevkiye geçmişler. Orada da bir süre kalan bu iki kardeş daha sonra Yurtbeyli’yi yurt edinmişlerdir. Burada Köse Abdullah ile Karaoğlan’ın arası açılınca Karaoğlan ayrılıp bugünkü Sinanlı köyünü kurmuş. Halk dilinde Köse’ye “küse”, Abdullah’a da “Avdılla”denilmektedir. Köse Abdullah, Küsevdılla ve söylene söylene Küsevdeli oluvermiştir. Hala çevre köylerce Yurtbeyli’ye “Küsevdeli”a  denilmektedir. Köse Abdullah ve Karaoğlan, Katran kuyularından(Katrancı) Devecipınarı’na, Cihanşah tepesine ve oradan da deveyolu olan “Kuçıke Kuna“ ya kadar olan yerleri kendi üzerlerine tapulamış. Daha sonraları Köse Abdullah’ın iki yeğeni Halil ve İbrahim, Haymana yöresine gelmişler ve Balçıkhisar ile Pınarbaşı(Baltalin) ni kurmuşlardır. Köse Abdullah’ın torunu ise Altıpınar(Yenicik)’a gidip yerleşmiş ve o köyde böylece kurulmuştur. Altıpınar’a o yüzden çevrede “Turın“ denilmektedir.

Belde şimdi 15 kabileden oluşmuş, bu kabilelerin en büyükleri Kel Ahmet, Meran, Gozel ve Askolar’dır. Bu kabile üyelerinin 40 değişik soyadları var.
Belde Başkanı, Şeyhbızın aşireti ile ilgili bir tespitini ise, şu şekilde belirtiyor: “Beldenin yaşlılarından edindiğim bilgilere göre bizim anayurdumuz İran ile Irak arasındaki Leer(Lor) bölgesidir. Bu bölge Moğol istilasına uğrayınca aşiretimiz dağılıp herbiri bir tarafa(Irak’ın Bazayan bölgesi, Süleymaniye, Musul, Kerkük, Doğu ve Güneydoğu Anadolu) yayılmışlardır.“
BELDENİN NÜFUSU:
400 hanelik beldenin son sayımında nüfusu 3143 olarak tespit edilmiş. Ankara’da 300, Bursa’da da 80 kadar Yurtbeylili aile yaşamaktadır. İki camileri var. Gittikleri yerlerde meslek olarak çoğunluğu yufkacılık, lokantacılık ve nakliyeciliği seçmişler.
BELDENİN EKONOMİSİ:
Her hanenin 1.5 dönümlük bağı var. Beldenin girişindeki bu bağlık 460 dekarlık alana ilkin köyde hayvancılık gelişsin diye dönemin kaymakamının talimatıyla yonca ekimi yapılıyor. 2-3 senelik deneme ekimlerinden verim alınamayınca buraya asma dikilerek köylünün herbirine 1.5 dekar kura ile dağıtılmış. Burada bağcılık hala devam etmektedir. 1951’de Bulgaristan göçmenlerinden iki aile bu köye yerleştiriliyor. O aileler 15-20 sene sonra tarlalarını satıp Haymana’ya göçetmişler.
YURTBEYLİ BELDESİBELDENİN GAZİ VE TARİHİ KANITLARI:
Buraların eskiden önemli bir yerleşim yeri olduğunu gösterir pek çok tarihi eser tarlalardan çıkmaktadır. Beldeden Kurtuluş Savaşı’na katılıp İstiklal Madalyası alan isimler: Cemal BİNİCİ, Hızır(Çavuş) ÇOBAN, Kaplan(Çavuş) ÖLMEZ, Mehmet(Çavuş) BAĞCI. Kore Savaşı’na ise Bedrettin KAYMAKÇI ve Mustafa YILDIZ katılıp gazi olmuşlar.  Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşmış, beldenin elinde olan iki ferman mevcuttur: I.Ferman(Şecere)da, köyü kuranların seyyid olduğu ve Zeynel Abidin soyundan geldiği yazılıdır. II.Ferman ise tercüme edilmemiş, yalnız beldenin büyüklerinin ifadesine göre Yurtbeyli’nin kuruluşu ve tarihi hakkında bir takım bilgiler içeriyor.
BELDENİN ADININ TARİHİ:
Beldenin ilk adı Köse Abdullah’tır.Bu ad, beldenin kurucusu Köse Abdullah’tan gelmektedir. Köse Abdullah, zamanla halk arasında Köse Aptallı olarak söylenir olunca değiştirilerek 1950’li yıllarda    Yurtbeyli’ne dönüştürülmüştür.

BELDENİN İDARİ YAPISI:

l998’de belediyelik oldu. İlk belediye seçimi 1999’da yapıldı. Belediye ise Başkanı: ÖMER ERCAN (AKP)

ömer ercanBAŞKANIN CV’Sİ:12.09.1966 tarihinde Haymana Yurtbeyli Beldesinde doğdum. İlk ve ortaokulu bitirdikten sonra  Ticaret hayatına başladım. Şu anda Belediye Başkanlığı görevim dışında Uluslararası nakliyat ve marketcilik işletmeciliği yapmaktayım. Belediyeciliğin iş hayatıyla paralel olarak  yüretebileceğime bu anlamda hem yöneticilik hem de ticaret anlayışı açısından başarılı olabileceğime, yaşanan sıkıntılara rağmen  Başkanlığım süresince bu sıkıntıları aşabileceğime inanıyorum.
Yurtbeyli’de 1.dönem Belediye Başkanlığı yapmış, Sayın Murat KELAHMETOĞLU 2.Dönem Belediye Başkanlığı yapmış, Sayın Ahmet ÖZKAN”a Hizmetlerinden dolayı Yurtbeyli Halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum.
Herşey Yurtbeyli içindir.Durmak Yok, Hizmete Devam,
BELDENİN ULAŞIMI:
Ankara’ya 110 km, Haymana’ya 45 km mesafededir. Ankara’ya hergün saat 06.00’da Haymana üzerinden otobüs seferleri yapılmaktadır. 13.00’te de Ankara ve Haymana’dan geri dönülmektedir.Ankara’da otobüslerin durak yeri Ulus İtfaiye Meydanı’dır.
_____________________________________________________________________________________________
KÖYÜMÜZÜN KUZEYDOĞU KOMŞUSU
YENİCE BELDESİ (Sındıran- Sıhbızin)
yenice beldesi yenice beldesi
NELDENİN COĞRAFİ VE FİZİKİ KONUMU:
Yenice, etrafı dağlarla çevrili çukur bir alanda kurulmuştur. Yükseltisi, 1200 m dir. Beldeye girişte göze çarpan ve geçmişte tarihi Amorium Kalesi olduğu sanılan kale, aynı zamanda Belediye’nin de sembolü kabul edilmiş. Sırtını dayadığı halkça Duran Dağı adını verdikleri dağda ilk çağlardan kalma pek çok mağara bulunmaktadır.
BELDENİN NÜFUSU:
Nüfusu 2000 yılında yapılan son sayımında 4.532 olarak tespit edilmiştir.
Beldeden son 15-20 yılda Ankara’ya aşırı bir göç var. Gençlerin çoğu askerliğini yapıp evlendikten sonra Ankara’ya evini taşımakta, kış aylarında nüfus yarı yarıya azalmaktadır. Emekli ve yaşlılar, beldenin demirbaşları. Halkı, zeka ürünü şakaları, espiri ve güler yüzlülülükleri ile çevrede bilinir. Beldede 10 kahvehane var. Kahvehanelerde yaşlılar dini ve siyasi konuları görüşüp çözüm bulmaktadırlar. Burada 7’den 70’e herkes siyasetçi, Türkiye ve Dünya sorunlarıyla ilgili. Kendilerine göre de bir çözümleri var. Yenice’yi tanımayan biri, Türkiye buradan yönetiliyor sanır.
BELDEYE ULAŞIM:
Yenice Ankara’ya 90 km, Haymana’ya ise 32 km uzaklıktadır. Ankara’ya ulaşım genellikle Konya yolu üzerinden yapılmaktadır. Beldeden her sabah Ankara ve Haymana’ya belediye ve özel otobüsler hareket etmektedirler. Ankara’dan Yenice’ye dönüş saatleri ise 13.00 ve 18.00 saatleri. Otobüslerin durak yeri Ulus Yeni Hal ve çevresidir.
Haymana’dan ise saat 12.00’de beldeye minübüs ve otobüsler geri dönmektedir.

BELDENİN TARİHİ:

 1800 ‘ün başlarında Elazığ Palu’dan ayrılıp Haymana yöresine göçetmişler. Bir süre Karacadağ eteklerinde yarı göçebe bir yaşantı sürdükten sonra bugünkü beldenin bulunduğu yere 1826 yılında gelip yerleşiyorlar. Palu’dan göçedenlere daha sonraları Erzurum, Bayburt, Urfa ve Kırşehir Çiçekdağı’ndan gelenler de katılarak bugünkü Yenice meydana geliyor. Halkın tamamı Şeyhbızın aşiretine mensup. Değişik Osmanlı padişahlarının verdiği, kendilerinden vergi alınmaması, Osmanlı’nın has vatandaşları olduklarına dair atalarından kendilerine ulaşan ellerinde ferman ve secereleri var.
Yenice, Kurtuluş Savaşı’nda 27 Ağustos 1921’de Yunan işgali altına giriyor. Yunan kuvvetlerinin karargahı 15 gün boyunca burada kuruluyor. 11 Eylül, Yunan askerlerinin, Türk askerlerinin atağı ile geri çekildiği, Yenice’nin kurtulduğu gün.
yenice beldesiBELDENİN EKONOMİSİ:
Ekonomisi yıllarca tarım ve hayvancılığa dayanan Yenice’nin artan nüfus ile birlikte ekim yapılan arazilerin miras yoluyla bölünmesi, mazot, gübre, ilaç ve tohumluk fiyatlarının artışı, makineleşme, mera sahalarının azalması, yem fiyatlarının aşırı artışı vb. sebeplerle son 20-25 yıl içinde Ankara’ya önemli ölçüde göç vermiştir. Yeniceliler, Ankara’da özellikle Ulus Yeni Hal, Toptancı Hal ve semt pazarlarında iş bulup çalışmaktadırlar. “Ankara sebze, meyve ve balık pazarı Yeniceliler’in elindedir” desek bir gerçeği ifade etmiş oluruz. Büyük marketlerin meyve-sebze ve balık reyonları işletici ve çalışanları, semt manav ve balıkçıları, Ulus ve Toptancı haldeki balıkçı ve meyveciler, Sakarya Caddesi’ndeki balıkçı ve manavların ayrıca, Ankara’daki semt pazarlarının çoğu Yeniceli’dirler.
Beldede 11 bakkal, 1 lokanta, 10 kahvehane, 3 kasap, 2 berber, 5 tüpçü, 1 demir doğrama atölyesi, 1 marangoz, 1 mobilya mağazası bulunmaktadır.
yenice beldesiBELDENİN İDARİ YAPISI: Geçmişte Şeybızınlı Nahiyesi, Gözgöz (Kürt Gökgöz-Büyük Gökgöz), Sındıran ve en son olarak da Yenice isimlerini alıyor.
Şeybızınlı ve Yenice Nahiyesi adlarıyla yıllarca Haymana’nın önemli bir idare merkezi olmuştur.
Yenice, 1993 yılında belediyelik oldu. İlk belediye başkanlığı seçimi ise 27 Mart 1994’te yapıldı. Yenice’nin belediyelik olmasıyla birlikte belde, Zafer, Fatih, Sığırcık Mahalleleri adlarıyla üç mahalleye ayrılmıştır.
İlk Belediye Başkanı : Abdullah KUŞ’tur.(SP) Şu andaki Başkanı ise AKP.’den seçilen Celal ÇETİNDİR. (Sol Yandaki)
Zafer Mah.Muhtarı : Halil YURTDAŞ. Fatih Mah.Muhtarı : Hızır ÖZDEMİR Sığırcık Mah. Muhtarı: Yavuz SIVACI

yenice beldesiBELDENİN SORUNLARI:
Başkan’a göer beldenin sorunları beş başlık altında sıralanıyor:
Eğitim, yeşil alan, su, işsizlik ve beraberinde gelen göç. Bu sorunlardan en önemlisi olarak da eğitimi görüyor ve acil olarak beldeye lise yapılması gerektiğini vurguluyor, bu konu ile ilgili makamlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunulduğunu söylüyor. Su sorunu için de “hal olma aşamasında” ifadesini kullanıyor.
Başkan’a göre; “Beldede işsizlik ve göçü önlemenin yolu hayvancılığı geliştirmekten geçiyor. Bu amaçla belde halkına örnek olsun diye 150 bin YTL lik yatırım yaparak bu hayvancılık tesisini kurmuş. Şu anda burada süt inekçiliği için 35’i sertifikalı 5’i yerli ırk 40 düve var. Zamanla bu sayı 100, hatta 500’e ulaşacak. İneklerden çok yakın zamanda ürün almaya başlayacağını, sütünü Ankara Süt Birliği kanalıyla pazarlayıp satacağını, ileriki aşamalarda mandıracılık sistemini oturtup peynir, yağ ve diğer süt ürünleri üreteceğini” belirtmiştir.
Başkan, “Beldeden 50 kişinin ayrıca kendi öncülüğünde hayvancılık kooperatifi kurduğunu, kooperatif üyelerinin her birine 2 düve devlet tarafından verileceğini, bu kooperatif için 18.000 m2 si inşaat, 35.000 m2 si ise açık alan olmak üzere yer temin edildiğini, İl Tarım Müdürlüğü’nde işlemlerinin devam ettiğini, bu projenin hayata geçmesiyle en az 100 ailenin ek gelire kavuşacağını” söylüyor.
Beldedeki bir diğer güzel ekonomik girişimden de;
celal çetinAnkara’da kültür mantarı pazarlamacılığı yapan Mehmet BİLGER’in günde 300 kg üretim yapacak şekilde 4 oda olarak tasarlayıp Ağustos ayı başlarında ürün alacağı kültür mantarcılık tesisi. Bu tür farklı ekonomik düşüncelerin, sadece kuru tarım yapıp bununla yetinen Haymana köylüsüne örnek olmasını diliyorum.
Ankara’daki gençlerin sosyal dayanışmayı amaçlayan, Zekeriya ÖLÇER liderliğinde kurdukları “Yenice Eğitim, Kültür, Çevre ve Yardımlaşma Derneği” de beldedeki önemli bir eksiği, özellikle Anka-ra’daki Yeniceliler’in kaynaşmasını, organizasyonunu sağlayacak gibi. Yenice ile ilgili söylenecek, anlatılacak çok şey var.
Belde ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak isteyenlere Hamdi ÇEKER ve Faik COŞKUN ile birlikte, bundan iki yıl önce yazmış olduğum “Dünden Bugüne Yenice ve Şeyhbızınlar” kitabını okumalarını tavsiye ederim.              Celal Çetin (Belediye Başkanı)

BELDEDEKİ RESMİ KURULUŞLAR: Belediye, Jandarma Karakolu, İlköğretim Okulu, Sağlık Ocağı, PTT, Tarım Kredi Kooperatifi.
BELDENİN ÖNEMLİ SİMALARI:
Yenice’den, Türkiye’de tanınmış pekçok ünlü çıkmış. Bunlardan bazıları:
AKP Bursa Milletvekili Abdulmecit ALP, Gazeteci Selahattin DUMAN, Selçuk Üni. İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi Prof.Dr.Orhan ÇEKER, Kürt Ahmet lakabıyla tanınan işadamı Ahmet TURGUT, Afyon Devlet Hastanesi Eski Baştabibi Dr. Abdullah DUMAN, Milli Türk Talebe Birliği Eski Genel Başkanı Orhan SAKARYA, Emekli Albay Ahmet Şahabi DUMAN, siyasetçi, işadamı, Ankara İl Daimi Encümeni Özdemir TURGUT, DYP Eski İlçe Başkanı Hüseyin DUMAN, siyasetçi, işadamı İsmail SÜSLÜ.


serefli gökgözüKÖYÜMÜZÜN KUZEY KOMŞUSU

ŞEREFLİGÖKGÖZÜ KÖYÜ:

KÖYÜN TARİHİ: 

Köyün ileri gelenlerinden birisi;

“Bizim aslımız Irak taraflarından gelmiş. Türkmen, Yörük aşiretindeniz. Aşiretimiz göçebe bir yaşantı geçiriyordu. Devecilik ve hayvancılık yapıyordu. İç Anadolu’da ilkin Şereflikoçhisar’da Şerefli adıyla, oradaki Yunusobası köyüne yakın bir köy kuruyorlar.”

Köyden olan biri köyün geçmişini anlatırken;

“Şereflikoçhisar’dayken oradaki aşiretlerle aramızda çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle göçederek ilkin Gölbaşı’na bağlı Subaşı(Kötek) köyüne, oradan da Polatlı’nın sırasıyla Kırpoğlu, Sincik, İnler Katrancı köylerine göçediyorlar. Daha sonra buradaki Işıklı mevkiine gelip konuyorlar. O sırada çevrede Katrancı, Kızılkoyunlu ve Sındıran köyleri bulunuyor. Bizim şimdi yaşadığımız yerde de Bumsuzlular yaşıyorlar. Onlar buradan susuzluktan dolayı göçedince bizim aşiret de gelip buraya yerleşmiş. Sındıranlılar bizim buraya yerleşmemizde atalarımıza yardımcı olmuşlar.” Diyor.

Köyün bir başka yaşlısı köyün tarihini şu şekilde anlatıyor;

“Türkmen aşiretinden olan atalarımız Fırat kenarındaki Rakka şehrinden kalkarak Kızılırmak kenarındaki Şereflikoçhisar’a gelmişler. Oradaki aşiretlerle anlaşmazlığa düşünce oradan da kalkıp buralara göçetmişler.”

“Sındıranlılar bizim göçer hayattan yerleşik hayata burada geçmemizde atalarımıza yardımcı olmuşlar. Yumuşak huylu Türkmenler buraya yerleşsinler, burada kalsınlar demişler. Bölgenin o zamanki mülki amiri Sarı lakaplı kaymakam da buraya yerleşmemize yardımcı olmuş.”

serefli göközü köyüKÖYÜN EKONOMİSİ:

Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanıyor.Bunun yanı sıra köydeki bir un fabrikası vardır. 1951 yılında Arif Bey adındaki biri, motorlu ateş değirmenini köyde kuruyor. Bu tarihten itibaren çevre köyler için önemli bir işlev gören değirmeni 4 yıl çalıştırdıktan sonra satıyor. Birkaç el değiştiren değirmen, şimdiki sahipleri ÇINAR’larda. ÇINARLAR buraya önemli miktarda yatırım yaparak un fabrikasına dönüştürmüş, modern bir tesis haline getirmişler. Köy konakları bundan 5 sene evvel yapılmış. Bir odası kahvehane olarak kullanılırken bir odasında süt tankı var. Süt Birliğince köye ücretsiz verilen tankta köylülerin getirdiği süt toplanıp bekletiliyor. Merkezi Polatlı’da olan ERTÖZ firmasınca da ertesi gün gelinip satın alınıyor. Litresini 40 YKrş’den sattıkları süt köyün ekonomisine önemli bir katkı sağlamış. Buna ilaveten 3 YKrş da devletten destek aldıklarını söylüyorlar. Köyde günde 2 tona yakın süt toplanmakta. Çevrede Kızılkoyunlu, Karahoca ve Katrancı’da da bu firma tarafından sütler aynı yöntemle satın alınmaktadır.

Köyde 7 biçerdöver var. 28 bin dekar ekilebilir arazilerinde buğday, arpa ekimi yapılıyor.Köyde petrol ofisi bayisi de var

KÖYÜN NÜFUSU:

2000 yılı verilerine göre köyün nüfusu, 397’dir. Kışın köyde ikamet eden hane sayısı 80 iken yaza doğru 300’e kadar çıkıyor. Köylülerin çoğunluğu Avrupa’da, özellikle de Hollanda’da yoğun olarak yaşamaktadırlar. Ekonomik durumları da daha çok buradan gelen gelir sebebiyle iyi. Her ailenin Avrupa’da bir yakını var. Köyde Avrupacıların yaptırdığı son on yıldaki lüks evler, villalar dikkat çekmektedir.

serefli gökgözü köyüKÖYÜN ADININ NEREDEN GELDİĞİ:

Şerefli adı, Şereflikoçhisar’dan geldiğimizden; Gökgöz adı da Yenice’nin ilk adı Gökgöz’den, onların araziye yerleştiğimizden verilmiştir. Bizden önce Haymana’da Şerefli adlarıyla iki köy daha buralarda vardı. Onlardan birine Türk Şerefli, diğerine Kürt Şerefli denirdi. Bize de Gökgöz Şerefli denilmiştir. Kürt Şerefli şimdi Kulu sınırlarına dahildir.”

KÖYDEKİ SOY KÜTÜKLERİ:

Köyü oluşturan aileler Kargınoğulları (YAPICI soyadlı), Hayta Kabilesi (ÖZTÜRK soyadlı), Halaç Kabilesi (SEVİM soyadlı), İbanlar (ŞENER soyadlı), Körükler (ÖLMEZ soyadlı) ve diğer aileler (ÇINAR, TOPLU, AYIK, TIRPANCI, YILMAZ, GÜLER, ŞENGÜL, ÖZDİL… soyadlı)”

KÖYDE BULUNAN TARİHİ YERLER:

Eskiden buralar Rum yerleşim yeri imiş. Köyde yapılan inşaat kazılarının bazılarında Roma Dönemine ait mezar taşlarına, küplere rastlanmış

İğdelik denilen yer onların bağlık alanları imiş. İğdelik tepesinde mağara var. Bu yöreye en son yerleşen köylerden biriyiz. Bundan yaklaşık 170-180 sene evvel buraya yerleştik.”

KÖYDEKİ BAZI YEMEKLER:

Tatlı olarak hoşmerim. Bazlama, yufka, gözleme, fırın kömbesi (somun ekmeğe benziyor), saç kömbesi.”

KÖYDE EĞİTİM ÖĞRETİM:

Yeni camileri 1964’te, okulları 1953’te yapılmış, 1954’te faaliyete geçmiş. 12 öğrencisi olan okulları bu yıl 2 mezun vermiş, fakat şu ana kadar yeni kayıt yapılmamış. Okulun II. Kademe öğrencileri Yenice’deki ilköğretim okuluna taşınıyor.

KÖYÜN SORUNLARI:

Köye bundan birkaç yıl evvel devlet tarafından selektör verilmiş, buğday öğütmek, tohumlukları temizlemek için. Ancak hiç kullanılmadan çürümeye terkedilmiş. Köylüler milli servetin bu şekilde heba olmasına üzülüyorlar, bir an önce faaliyete geçirilmesini istiyorlar.

Köyün su sorunu var. Kaynağı Yenice’deki araziler olan suları yetersiz. Kanalizasyonları yapılmış, ancak o da bazı noktalarda tıkandığından kullanılamıyor. Mallarının para etmediğinden, kuraklık nedeniyle verimin düşüklüğünden şikayetçiler.

Haymana’da 15-20 aile kadar Şereflili nüfus var. ÇINAR’lar en tanınmışları. Haymana’da mobilya, beyaz eşya, kuyumculuk, borsada zahirecilik sektöründe etkinler.

KÖYÜN İDARİ YAPISI: Üçüncü devredir muhtar seçilen Ömer ÖZAYDINLI, döneminde yapılan hizmetleri Haymana’daki görüşmemizde anlatıyor: “İçme suyu şebekesi yenilendi. Keson kuyu yapıldı. Köy konağı, köyün içine köprü yapıldı. Dere yatağı temizlendi. Kanalizasyon şebekesi döşendi. Ancak vatandaşların bilinçsizce ahır atıklarını kanalizasyona bırakmaları nedeniyle bazı noktalarda tıkandı. Onu da vidanjörle açacağız. Tarım İl Müdürlüğü’nden Süt Tankı ve Selektör alındı. Her şey devletten beklenmemeli. Selektörün faaliyete geçmesi için köylülerin de yerin yapımı konusunda yardımcı olmaları gerekir.

Köyün halledilmeyi bekleyen tek sorunu su. Suyumuz yetersiz. Onu da inşallah bu yıl içinde çözeceğiz. Bir de köy içi sokak yolları. Onu da kum, çakıl dökerek düzelteceğiz.”

KÖYDE YETİŞMİŞ ÜNLÜ SİMALARDAN BAZILARI: Hasan AKÇAM (Hakim), Ramazan ÖLMEZ (Avukat), Mazhar ŞENER (Öğretmen), Yaşar BALÇIK (Öğretmen), Mevlüt KULAKSIZ (Öğretmen), Şevket AKÇAM (Öğretim Üyesi), Ramazan TOPLU (İmam), Emine AYIK (Öğretmen), Özgür SEVİM (Teğmen), Ümit SEVİM (Öğretmen), Fehmi BALÇIK (Doktor), Ercan BALÇIK (Teğmen), Atilla BALÇIK (Polis), Barbaros ÖZTÜRK (Polis), Ünsal YAPICI (Doktor), Köksal YAPICI (Mali Müşavir), Müjdat YETİK (İnşaat Mühendisi)


katrancı köyüKÖYÜMÜZÜN KUZEYİNDEKİ İKİNCİ KOMŞUSU

KATRANCI KÖYÜ:

Katrancı Köyü, köyümüzün kuzeyinde köyümüze komşu olan tek modanlı köyüdür.

KÖYLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

Nüfus : 2000 yılı verilerine göre, köyün nüfusu 322′dir.
Posta Kodu : 06860
Alan Kodu : 0 312
Coğrafi Bölgesi : İç Anadolu Bölgesi
İli : Ankara
İlçesi : Haymana
katrancı köyükatrancı köyüKöyün Kısaca Tarihi : Katrancı türkmen köyüdür. Urfa civarından göçmüş olan Modanlı,  Rişwan ve Ağrı (aslen İran’lıdırlar Abdülmecid soyundan gelirler) Birimoğulları aşiretine mensup, Haymana’daki 6 Modanlı köyünden biridir. Ayrıca köye hem ERZURUM-KARAYAZI (Muhacirler) hem de BALA-AKVEREN (Avren) köylerinde göç almıştır.
Ulaşım : Katrancı, Ankara iline 104 km, Haymana ilçesine 30 km uzaklıktadır.
İklimi : Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
Ekonomisi : Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Gurbetçi vatandaşların sayısı hayli fazladır. Şu anda köyde en popüler geçim kaynağı BESİCİLİK olmuştur. Çünkü her hanede kurbanlık besiciliği başlamıştır.

Muhtarlık : Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte, köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Köyün şu andaki Hacı YÜKSEL‘dir

Altyapı Bilgileri : Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon 2007 yılında yapılmışdır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit ve Gms telefon vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eksik sayıyı RAKAMLA yazın * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.