Seçilen Kategori: Köşe Yazıları

Duayen Bakkal Mülazim Öpöz.! (Mevlüt Yazar)

Ben hayatta yokken rahmetli Mülazım amca bakkaldı. Biz çocukken hep onun bakkalına giderdik. Azmı buğday taşıdık onun dükkanına.! Çocuk olmamız hasebiyle götürdüğümüz buğdayın karşılığında o zamanın en çok tüketilen gıdası kaymaklı, gofret, lokum bisküvi vede kola alırdık.!

Köyün o cafcaflı zamanlarında dükkanı dolar taşardı. Bakkalın hem içinde hem de dışında ne sohbetler, hatta ne tartışmalar olurdu. Köy meydanı, onun bakkalı varken daha bir başkaydı. Dükkanın bir dili olsa da konuşsa.! Ne anılarımız var. Yeri gelmişken Mülazım amcayla ilgili bir anımı anlatacağım.

Ben 5 yaşındayken yani bundan 50 yıl evvel hasat aylarında Haymana’da babaannem’le birlikteyken çarşıda alış verişte iken kaybolmuşum.   Babaannem, Dedem, o zamanlar Haymana’da ortaokul da okuyan amcam Bekir Yazar ve diğer tanıdıklar ilçenin altını üstüne getirmişler beni bir türlü bulamamışlar. Çocuk aklı ya ben ağlayarak bağların üzerinden, ekinlerin içinden geçerek, doğuya doğru yani, şuan hala akan taş ocaklarının olduğu yerdeki köy yolundaki çeşmeye gelmişim. Günde aşmak üzere bizimkiler perişan, özellikle babaannem benden ümitlerini kesmişler.

Taş Ocağı meselesi.! (Mevlüt YAZAR)

Eğer mahkemede karar köyümüzün aleyhine çıkarsa Andezit taşı ayağına köyümüzün o güzelim otlak arazisi o yeşil bitki örtüsü delik deşik olacak…

Nedir bu Andezit taşı, neye yarar? Özellikleri nedir? nerelerde kullanılır? En çok nerede çıkarılıyor?
bu sorulara bir cevap verelim.

Andezit taşı, Selçuklu’lardan günümüze kadar yapı sektörünün gözde ‘yapı taşlarından’ biri. Artık dekorasyon uygulamalarının olmazsa olmazı…

Anadolu medeniyetlerinde yaygın olarak kullanılan ve günümüze kadar birçok alanda kullanımını gördüğümüz Andezit taşı, volkanik hareketlerle oluşmuş kor kayaç taşlarıdır.

En fazla İç Anadolu Bölgesi’nde üretiliyor. Ankara ve çevresinde sık görülen Andezit’e, bu sebeple ‘Ankara taşı’ diyenler de var. Andezit taşına Çorum, Manisa, Kayseri, Isparta ve Uşak’ta da sık rastlanıyor.

FCBilişim’e Teşekkürler..!

Köyümüz esnaflarından FCBilişim’e teşekkürler… 

Sitemiz, daha evvel “Go Daddy” sunucusuna bağlıyken yaklaşık 2 iki evvel 14 Haziran 2013 yılında sitemize gönüllü olarak hosting sponsoru olacağını bize ileten ve bugüne kadar sitemizin ücretsiz olarak sunuculuğunu yapan FCBilişim adına, Şahin Kaplan‘a Çeltikli Köyü Sitesi adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, bundan sonraki çalışmalarında kendilerine başarılar diliyoruz.

MVLTYZR– 10.03.2015 – www.celtiklikoyu.com.

Öğretmenliğimin İlk Yılları ve Çeltikli.!

Ali Aydemir Öğretmen Okulunu bitirdikten sonra 1970 yılında ilk görev yeri olan Çeltikli’yi Anlatıyor…

Köyümüzde görev yaptığı yıllarda öğretmenliğinin yanında diğer öğretmenimiz Eyüp Sabri Çimen’le yaptığı sosyal etkinliklerle köyümüz gençlerini kötü alışkanlıklarından arındırarak, sporla kaynaştırıp topluma kazandırma noktasında büyük katkısı olmuştur.

Yalnız okuyan gençlerimizi değil köyün diğer bireyleriylede güzel dostluklar kurarak, köyün her türlü sorunlarıyla ilgilenmiş ve  köylülerimizin gönlünde taht kurmuştur.

Futbola olan merakı ve becerisiylede o dönem köyümüzün adını duyurmada da etkili omuştur.

Çay’ı Sevip, Çok İçenler Dikkat.!

Aşırı sıcak içeceklerin gırtlak kanserine yol açtığını belirten Samatya Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Klinik Şefi Opr. Dr. Mehmet Emin Güneş, hastaların son yıllarda giderek attığını belirtti.

Gelen hastaların büyük bir çoğunluğunun Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nden olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Güneş, şunları söyledi:

“Erzurum, Van, Kars ve Ağrı’da yemek borusu kanserine çok rastlanıyor. Nedeni ise, çok fazla tüketilen sıcak çay.”
“Özellikle Erzurumlular ‘kıtlama’ denilen yöntemle ağızda şekeri tutarak çayı sıcak aşırı sıcak tüketirler.”
“Yemek borusu ve ağız tabanı kanserinin gelişmesine neden oluyor.”
“Bardağa konulan çay, 75-80 derecedir. Bu çaya şeker konulup karıştırıldığında sıcaklığı 60 dereceye kadar düşüyor.”
“Bu ikisi arasındaki sıcaklık farkı kanser oluşumunda büyük etken oluşturuyor”